Zan Galatasaray’da

23 Haz
2009

gökhan zanBen eskiden oldukça koyu yaşlandıkça olaya daha değişik bir bakış açısı ile yaklaşıp sadece iyi bir taraftar olarak kendimi tanımlarım. Beşiktaşlıyım ve takımım için her zaman en iyisini isteyen biriyimdir. Şampiyonluktur, kupadır, Avrupadır vs… Elbette transfer dönemlerinde de en iyi transferleri yapmasını isterim takımımın. Uzunca bir zamandır iyi bir transfer haberi duyamadım kendi takımımdan. En son Giunti’yi bilirim. Onuda harcadık gitti gerçi.Transfer dönemi sadece alınan değil elden kaçırılanları, takımda tutulamayanları da kapsıyor. Bu durumda gazeteler için devasa boyutlardaki saçmala imkanı sağlanmış oluyor. (bkz. “Pele Trabzon’da“) Bu sebeple pek spor haberi okumam yaz döneminde.

Gökhan Zan’ın Galatasaray’a transferinden de oldukça geç haberim oldu bu sebepten dolayı. Transferin üzerine çoğu kişi de yorum yapmış: “Galatasaray iyi yaptı.” “Akıllıca!” falan filan diye… İstikrar abidesi olmayan bir stoperin transferi nasıl olurda böylesine yüceltilerek haber edilir bilemiyorum. Konuşulan kişinin Gökhan Zan olduğunu unutmamak gerekiyor. Ben Galatasaray’ın atmış olduğu bu adımı pozitif değerlendiremiyorum.

Beşiktaş açısından durumu inceleyecek olursanız da işte o nokta da eleştirel bir bakış açısına ihtiyaç duyuluyor. İsim önemli değil ama bahsi geçen kişinin milli takımın da stoperi olduğu gerçeğini kenara atıp sen bir oyuncuyu nasıl olur da serbest bırakırsın. Dediğim gibi iyi veya kötü oyun, isim hiç önemli değil bu noktada. Adam milli takımda oynuyorsa elinden geleni yap adamı serbest bırakma. Kulübede otut gerekirse de! Oldukça garip bir politika izliyor Beşiktaş.  Demiören baştayken neyin doğru gitmesini bekliyoruz ki!!!

Önce & Sonra

22 Haz
2009

oncesonraKelliğe çözüm var sloganıyla gezip “Öncesi & Sonrası” fotoğrafları gazetelerde boy boy yer alan firmalardan esinlenerek kendime ait bir öncesi ve sonrası listesi hazırlayayım dedim. Aklıma hemen gelenleri not ettiğim için üzerinde pek uzun çalışılmış bir yazı olmamasından dolayı üzgünüm. (Değilim ama öyleymiş gibi yapıyorum.) Gelelim hazırladığım o mini ve muhteşem listeye;

1 – Önce: Bekar / Sonra: Evli.
2 – Önce: Uzun saç / Sonra: Kısa saç.
3 – Önce: Insource / Sonra: Outsource.
4 – Önce: Futbol / Sonra: Üniversite.
5 – Önce: Toshiba / Sonra: Samsung.
6 – Önce: Turkcell / Sonra: Avea.
7 – Önce: Delicious / Sonra: Marrows.
8 – Önce: Blogger / Sonra: Wordpress.
9 – Önce: Zayıf / Sonra: Şişman.
10- Önce: Alışveriş / Sonra: Fiş. = )

İşte böyle. (Karikatür Serkan Altuniğne’ye aittir.)

Stardust

22 Haz
2009

StardustYazar Neil Gaiman’ın romanından uyarlanan “Stardust”, Duvar Köyü’nde yaşayan Tristran’ın sihirli bir dünyada aşık olduğu Victoria’a için düşen bir yıldızı araması üzerine kurgulanmış. Masalın Ian McKellen’ın sesi ile iyice büyülenmiş olması hikayeyi daha dikkat çekici kılıyor. Aşk o kadar yukarılarda mı acaba diyenlere kapak.

Kadroda muaazam. Peter O’Toole (Kısa bir rolü olsa da var.), Sienna Miller (Hophop), Michelle Pfeiffer (Büyücü rolüyle oldukça büyüleyici.), Claire Danes ve  Robert De Niro. “Yıldız Tozu” bir yıldız demetine dönmüş.

IMDB [Link]

iceageSid, Diego, Manny… Az sabır! 1 Temmuz günü heyecanla beklenilen serinin üçüncü filmi “Dawn of the Dinosaurs” beyazperde de olacak. Muaazzam bir haber niteliği taşıyor benim için zira bir animasyon filmi Cem Yılmaz etkisi yarattı Türk izleyicisinde. Diğerini pek düşünmedim açıkçası.

IMDB [Link]

Asansör